FISTIK GİBİ MAŞALLAH (1964)


ORİJİNALİNDEN  KOPYA FİLMLERİMİZ




Senaryo ve Yönetmen: Hulki Saner Görüntü Yönetmeni: Kriton İlyadis,  Yapım:  Saner Film/Hulki Saner
Oyuncular: Türkan Şoray, İzzet Günay, Sadri Alışık, Vahi Öz, Mualla Sürer, M. AliAkpınar, Feridun Çölgeçen, Asım Nipton, Hasan Ceylan, Cevat Kurtuluş, Ayla Aysun (Sunal)

KONU; Naci ile Fikret çok iyi anlaşan yakışıklı, muzip iki genç arkadaştırlar. Ama paraları yoktur. Naci hep üçkağıtçılık peşindedir. Bazen zengin kadınlarla gezmekte  olan; “felçli bir arkadaşım var, “fakir bir aile var” diye numaralar yapıp para koparmaktadır. Fikret paraları görünce “”hadi kiramızı ödeyelim, bakkala kasana borcumuzu verelim”” der ama Naci onu kumara düşmüşlerdir.
patronu uyuşturucu kaçakçılığı da yapmaktadır. Patron yeni gelen malın başka bir yere saklanması için emir verir. O sırada bizim iki arkadaş haftalıklarını istemek için gelirler, patron ”atın şunları dışarı” diye emir verir ve paraları ödenmez, kovulurlar. Polisler zaten yazıhaneyi basmışlardır. Yeni gelen malı ararlar lar bulamazlar, bu karışıklık içinde Naci ve Fikret yine işsiz kalmış, yeni iş peşine Naci gazetede “Mavi Kelebekler” saz heyetine bir akordeoncu ve darbukacı alınacağını okur, bu işe koşa, koşa gidip müracaat ederler. Ama patron Rıza onları sürükler daha çok kazanacağız ümidi ile yine bütün parayı kaybeder. Bir seferinde gel şu ceketlerimize oynayalım diye Fikret”i kandıran Naci, her ikisini de ceketsiz bırakmıştır. Bu iki kafadar, EŞEK ARILARI diye bir grup kurup pavyonda komedyenlik yapmakta, Naci akordeon, Fikret darbuka çalmaktadır. Çalıştıkları pavyonun görünce katıla, katıla gülmeye başlar. Bu saz heyetinin yalnız kadınlardan oluştuğunu, Kuşadası’nda bir otelin açılışına bu grubun gideceğini anlatır. Katiller onları tanıdıkları için 24 saat içinde yakalayıp öldürme kararını verirler. Naci ve Fikret kılık değiştirelim, sakal bırakalım diye düşünürlerken akıllarına saz heyetine aranan iki kadın gelir. Naciye ile Fikriye adı altında İzmir vapurundadırlar. Tam  kamaralarını ararken güzel bir genç kızla karşılaşırlar. Bu solist Gülten dir. Koroyu idare eden Bedia Hanım kızlara hem kamara numaralarını vermekte, hem de bazı kuralları hatırlatmaktadır. Kızlar Fikret’i heyecanlandırmıştır. Naci ona devamlı ”Ben kızım, ben kızım dersen kendini onlar gibi görürsün” diye tembih eder. Kendiside uzun saçlı, buğulu siyah gözü ile Gülten’e hayran olmuştur. Bir gün gizli sigara içen Gülten, sigara paketini düşürür. Bu kabahati Fikriye üstüne alır. Gece odasına gelen Gülten, Fikriye’ye sigara olayını aldığı için teşekkür eder. Grup otobüsle Kuşadası’na gelir, otele yerleşirler. Fikriye’nin bavullarına Yaşlı zengin adam yardım eder, O da bu oteldedir. Adamın milyoner Horoz Nuri olduğu anlaşılır. Gülten yerleşir yerleşmez bizimkilerinin odasına gelir. ”Denize gidelim” diye ısrar eder. Fikriye hemen kabul eder. Havuzda çok eğlenen Fikriye, topu deniz kenarına kaçırır, Gülten kızar, ”sen al” diyen Fikriye’nin sözünü yine de dinler. Top deniz kenarına yuvarlanmış, bir şezlongun yanında durmuştur. Şezlongda oturan denizci şapkalı, gözlüklü adam Naci’den başkası değildir. O sırada Fikriye de Gülten’in yanına gelir, ve Naci’yi tanır, tabii ses çıkarmaz. Beraber otele dönerler. Gülten koşa, koşa bu haber Naciye’ye vermek ister. Ama o ortalarda yoktur. “herhalde bu kız çok kıskanç, o da mı milyoner avında nedir?” diye düşünürken Naciye’nin sesi banyodan gelir. Akşam ön masada Nuri Bey onları İzlemektedir. Naci gelmediği için Gülten üzgündür. Ama Nuri Beyin Fikret’e gönderdiği şampanyayı Naciye, Gülten’e genç adamdan gelmiş gibi verir. Yine Naci erkek kılığındadır. Programın bitiminde Gülten’i villaya davet eder. İşinin çok olduğunu, programı kaçırdığını ve gazetelere geçmemek için onunla gizli buluştukların söyler.”

Yorumlar